
Yüzünüzü insalara gösterinOlmak istediğiniz yere doğru gittiğinizden
emin olun Hayatınızdan, şu anki pozisyonunuzdan, şimdiki işinizden ve
gittiğiniz istikametten memnun musunuz? Umursamıyorsanız hangi yolda
olduğunuzun pek bir önemi yok. Ama önemsiyorsanız, doğru yolda olduğunuzdan
emin olmanız önemlidir. Kendinizi bırakmayın, olmak istediğiniz yere doğru
gittiğinizden emin olun. Yaşamınızda memnun olmadığınız anlar olabilir. Kendinizi
bir çok farklı istikametteki istasyonlara uğruyormuş gibi hissedebilirsiniz.
Arkasından, hiçbir şeyin en derin tutkularınızı bile ateşleyemediği bir yaşama
doğru gidiyor olabilirsiniz. Sizi o anda hiçbir şey heyecanlandırmıyorsa da
hala nereye doğru gittiğinize dair bilgiye ihtiyacınız vardır. Yol boyunca
rotanızı değiştirme şansınız vardır. Akıntıya gitmek yerine daha aktif olup
hayatınız için gittiğiniz sürecin kontrolünü sağlamak istemez misiniz? Hayatınızın
kendi kontrolünüz altında olmasını istiyorsanız şu soruları kendi kendinize
sormanız gerekir: Hayalinizdeki yaşamınızı gözünüzde canlandırmış olsanız, onu
nasıl tarif edersiniz? Devlet memuru mu veya büyük bir şirkette üst düzey
yöneticilik mi yoksa evinizde çalışmak mı? Parlak yıldızlardan oluşan bir
şirket takımının sahibi mi olmak istersiniz, yoksa kendi küçük işinizde koşturmak
mı? Birini diğerine neden tercih edersiniz? Eğer size fazladan bir hafta bütün
zorunluluklardan ve sorumluluklardan uzak verilseydi, bu bir hafta boyunca
neler yapmayı tercih ederdiniz? Sizin aradığınız, hayalinizdeki işe sahip
olan birileri var mı? Onları, sorumluluklarını ve imkanlarını biliyor musunuz.
Eğer onların konumunda ya da benzer bir konumda olsaydınız, gelecek yıllarda
neyi başarmak isterdiniz? Şu anda yaptığınız işten kazandığınız paranın iki
katını teklif etseler de kabul etmeyeceğiniz işleri bir aklınızdan geçirin. O
iş sahipleriyle ortak noktalarınız nelerdir? Zıt özellikleriniz nelerdir? Bu
sizin aklınıza, bir işte ne aradığınıza, ne yapmak istediğinize dair yeni
fikirler getiriyor mu? Kendinize, ‘Eğer hayatımın şu anki gidişatını
tasarlayabilseydim, bunu nasıl yapardım?’ diye bir sorun. İdeal senaryonun
birer parçası olacak insanlar, yerler, şeyler ve deneyimlerden oluşan
bileşenleri tanımlayın. Kafanızda net bir resim ortaya çıkması ve bunu çok net
bir biçimde anlatabilmeniz önemlidir. Üç beş yıla kadar neyi başarmak istediğinizi
aklınızda bulundurun, yaşamınızın neye benzeyeceğini kafanızda canlandırın.
Kafanızda canlandırdıktan sonra eşiniz veya sırlarınızı paylaşabileceğiniz
birilerine rahatlıkla anlatacağınız bir tasvir olması için detaylı olarak bunu
düşünün, tasarlayın.Yanıtlarınız size hedeflerinizi geliştirmenizde iyi bir
başlangıç sağlayacaktır. Örneğin, yanıtlarınızı gözden geçirirken hangi
temaları görüyorsunuz? Bilginizi genişletmenize izin veren pozisyonları mı,
kaynak yönetimini mi? Bir ekibe liderlik etmeyi mi? İlgilendiklerinizin peşine
düşmenizi sağlayacak kariyer seçeneklerinin bir listesini yapın. Bu listeyi
başlangıçta istediğiniz kadar geniş tutabilirsiniz ama sonrasında
ilgilendikleriniz ile kapasitenizin uyumu hakkında bir sarraf titizliğinde
düşünmelisiniz. Yeteri kadar açık olmalısınız, böylece sizi kendinizin olan hedeflere
götürecek yolda yürüyebilirsiniz. Öğrencilik yıllarımda hep serbest
çalışabilecek bir işim olsun istedim. Eğitimimi o doğrultuda yapmaya çalıştım.
İşyerimin hayallerini kurardım. Evlendikten sonrada bu hedeflerimi eşimle
paylaştım. Onun desteğini de aldım. Bu gün hayallerimde ki işi yapıyorum. Kimse
sizi, sizin hedeflerinize omuzlarında taşımaz. Tüm bu süreç boyunca sizin kendi
planınızı kendinizin uygulaması gerekiyor. İşin başında sizin olmanız gerekiyor.
Ayrıca, hedeflerinizin bugünün gerçeğine uyması gerekiyor, gelecekte olmasını
umduğunuz şeylere değil. İstediğiniz hedefe nasıl ulaşacağınızı planladıktan
sonraki basamak, kendinizi bunu başaracağınıza ikna etmektir. Bunu başarmak
için;
Yeterli zaman var mı?
Risk almaya hazır mısınız?
Bedelini ödemeye hazır mısınız?
Bu adımları da kafanızda
netleştirdikten sonra hedefinizi gerçeğe dönüştürmeye hazır olursunuz. Bu yola
çıkarken dengeli bir yaşamınız olmalı. Ayrıca dengeli bir yaşam kurmaya
uğraşmak da, tek başına önemli bir hedeftir. Günlük yaşamınız ‘kendi şirketinin
patronu olmaktan’ ya da ‘kendi işini kurmaktan’ çok daha çetin olabilir.
Buna hazırlıklı olun. Yeni
fırsatları sürekli takip edin. Sık sık hedeflerinizi yeniden gözden geçirin.
Eğer orada yeni bir fırsat ya da
başka bir bilgi varsa, hedefinizi yeniden gözden geçirebileceğinizi
düşünmelisiniz. Çevre hemen hemen her gün değişir. İşvereniniz ya da
müşterileriniz değişmese de ‘tüketicilerinizin, halkın’ ihtiyaçları değişir.
Değişim kaçınılmaz olabilir. Buna en hazırlıklı siz olun.
Kaynak : Ziya Baran, Kasım Sezen, A.Şerif İzgören